Susurluk.gov.tr

 

 

 

“OKUYAN SUSURLUK PROJESİ “

FAALİYET RAPORU

 

“Okullardan başka gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır.Bizim köylümüz ne gazete ne dergi v.s. okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir.” Atatürk 1923

İlçemizde, insanımızın okumaya olan küskünlüğünü yok etmek, gönlündeki paslı zinciri kırabilmek, ”okuma sanatını” kazanabilmenin güçlüklerini birlikte yenebilmek  maksadıyla mütevazı bir takım çalışmalar Kasım 2006 tarihinde başlatılmış olup  Ocak 2008 itibari ile devam ettirilmektedir.

1. PROJEYE  YÖNLENDİREN ETKENLER VE PROJENİN KISA ÖZETİ

Okuyan bir toplum olmadığımız kesin. Kitap satışlarını ve okuyan insan oranlarını incelediğimizde birçok ülkenin gerisinde  olduğumuzu görüyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük özlemi okuyan ve düşünen bir Türkiye’ydi. Yaşamı boyunca hep okudu ve okumayı da teşvik etti.

            Atatürk okumayı öylesine severdi ki bu alışkanlığını cephede , savaşların en kızgın olduğu anlarda bile devam ettirdi. Ortalama insan ömrüne göre kısa sayılabilecek bir yaşam süren Ulu Önder, 57 yıllık yaşamı boyunca 3397 kitap okudu. Bu sayıya kendi notları, harita ve diğer belgeler dahil değil….”Kaynak: Abbas Güçlü,”

            Atatürk’ün çocukluğunda başlayan kitap tutkusu, cephede, savaşta, barışta hep devam etti Üniformasını çıkartıp sivil hayata geçince okumaya ayırdığı zaman daha da arttı. “Kitap okumasaydım bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım” diyen Atatürk  Çanakkale Savaşı’nın en ateşli anlarında yazdığı bir mektupla arkadaşı Ömer Lütfi Bey’in eşinden bazı kitaplar istemiştir.  

.  Yine sivil hayatında,  Cumhurbaşkanlığı sırasında Dolmabahçe Sarayına taşınmaktadır. Yanında cephane sandıklarına konulmuş kitaplarını da götürmektedir Bu adeta kazanılan askeri savaşın kültürel bir savaşa döndüğünün ifadesidir. “Kaynak Hakim, Cengiz OTACI”

            Günümüzde de böyle kültürel bir savaşa ihtiyaç vardır adeta. Televizyonun, internetin, gereksiz birçok zaman öldürücü etkinliğin esir aldığı insanlarımızın gönlünde okumaya karşı paslı bir zincir oluşmuştur.O kadar ki yapılan bir istatistiğe göre  Türk insanın alışveriş listesinde kitap 241. sıradadır, ileri ülkelerde 10.-11. sıralardadır. Bizim ise aynı sıralarda matkap türü şeyler bulunmaktadır. 

Değerli yazar Sunay AKIN tek kişilik gösterisinde ilginç bir anektod anlatıyor: Deveye “Boynun niye eğri?”  diye soran insana,  devenin “Sen Türk’müsün?”  sorusunu yönelterek , annesine döndüğü ve ”anne bu adam Türk galiba, benim boynumun neden eğri olduğunu kitaptan okumuyor da, gelmiş bana soruyor!”  

           İşte bu paslı zinciri kırmak adına ortak  projeler  yapılarak  çok güçlü dayanışma halinde bir mücadelenin tüm ilçe halkımızla  birlikte gerçekleştirilmesi zarureti görülmektedir.

Okuyan ve öğrenen insanın farkında olacağı şeylerin sayısının artacağı ve  yaşamının anlamanın değişeceğini  bir yazarımız şu şekilde anlatmaktadır.

 “Farkında olmak , insan yaşamının özüdür. Farkında olan insan, farkında olduğu şeyler arasında seçim yapabilir. Seçim yapabilmek , özgür insanın  en temel özelliğidir.  O nedenle insanlar aslında farkında oldukları kadar yaşar, farkında olmadıkları şeylerin onlar için anlamı yoktur.” diyor “Doğan Cüceloğlu” (Başarıya Götüren Aile, Remzi Kitap Evi, 2006, İstanbul, s.73)

Kitapla barışık olmayan bir toplum, kültür ve ahlak normlarına bağlı kalmayan, hedefsizce hareket eden, sadece şekli düşünen, içerikten yoksun olan, günlük dedikoduların bulanık ırmağında gelişigüzel akan bir toplumdur.Kitapla barışık olmayan, okumayan toplum sefalete sürüklenir” görüşlerinden de hareketle, etkileşim sağlamak, sinerji oluşturmak, farkındalık yaratmak ve örneksemeyi temin etmek maksatlarıyla  İlçe Kaymakamı Mahmut ŞİRİNOĞLU’nun önderliğinde bir proje ekibi  kurularak proje yürürlüğe konmuştur.

 “Okuyan Susurluk Projesi” Kasım 2006 dan itibaren alt proje parçalarıyla uygulanmaya başlanmış  ve Şubat 2007’de bugünkü ismiyle resmiyete konmuştur. Nisan 2007’de proje Sayın Valimiz ve Milletvekillerimizin de katıldığı bir toplantıda kamuoyuna duyurulmuştur.  Yaklaşık 15 aydır da başarı ile uygulanmaktadır. Her geçen gün yeni alt başlıklar halinde projeye ilaveler yapılmaktadır.

            Proje dört temel prensibe dayanmaktadır : Farkındalık oluşturma, sinerji, etkileşim, örnekseme .

            Farkındalık yaratma : Bundan kasıt herkesin ortasında , “hayatın ortasında” göstere göstere okumak ve  okuyan insan figürünün, gerek  yayın yoluyla  gerekse herkesin uğrak yeri olan mekan, mahal ve alanlarda yapılması ve tüm bunların yayın yoluyla  duyurularak okuyan insan figürünün insan zihninde yer etmesi.

            Etkileşim: Yukarıda bahsedilen usullerle okuyan insanların birbirinden etkilenerek okumaya alışması.

            Sinerji Oluşturma:  Okuyan insanların oluşturduğu atmosferden insanın ister istemez etkilenmesi.

            Örnekseme: Okuyan ‘örnek üst seviyeli insanların’ okuduğunun topluma gösterilerek bir özenme oluşturulması ve giderek ilçemize , ilimize ve ülkemize yayılması.

            Bu dört temel prensibe ilaveten  projenin yürütülüş yöntemi olarak da tedricilik esas alınmıştır. Bu kavramdan  maksat ise projenin bütün basmaklarının birden bire açıklanarak altyapısı oluşturulmamış bir fikrin anti tesir yapmasının, korkutup kaçırmasının önüne geçilmesidir.

Yine buna ilaveten  projenin mümkün olduğu kadar maliyetsiz yürütülmesi , projenin işleyiş sürecinde kamu kaynaklarından sarfiyat yapılmaması ön planda tutulmuştur.

26 Aralık 2006 tarihli Milliyet Gazetesinde Meral Tamer’e  ait bir köşe yazısı farkındalık     oluşturma açısından  ilginçti:

 “Beyoğlu'nda cam fanusta kitap okumak”

Ben, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, mimar-gazeteci-yazar-hoşsohbet Aydın Boysan ve edebiyatçı İskender Pala, Okuyorum Festivali'nin açılışında peş peşe Galatasaray'daki şeffaf odaya girerek kitap okuduk. Odalarda bulunan kitaplardan birini de seçip okuyabilirsiniz

Farkındalık yaratmak. İstiklal Kitabevi'nin sahibi, açılıştaki konuşmasında "Bu festival umarız amacına ulaşır" diyordu. Bana sorarsanız, amacına ulaştı bile. 5 gün 5 gece boyunca, Beyoğlu'ndan her gelen-geçene kitap konusunda farkındalık yaratmanın, bundan daha iyi formülü olabilir mi?

Mülki Amirin önderliği , ekibin gayretli çalışmaları ve hedef kitlenin ilgi ve alakasıyla bir sinerji yaratılmıştır. Projenin ana felsefesi; etkin, verimli, kaliteli, şeffaf bir yönetimin katılımcı mekanizmalarla sağlanması ve geliştirilmesi, Susurluk’ta yaşayan her bireyin okuma programına katılımının gerçekleştirilmesidir.  Bu kampanya  kesinlikle bir kitap toplama kampanyası değildir , insanların okuyarak düşünmesini, okuma yönünde birbirini etkilemesini hedefleyen bir kampanyadır. Araştıran, sorgulayan, üreten bir  Susurluk yaratmak temel hedefimizdir.

Projenin yürütülüş yönteminin tedricilik oluşuşu  itibariyle tarafımızdan kimsenin veya bütün toplumun hep birlikte, birden bire kitap kurdu olması beklenmemektedir. Ekonomist , edebiyatçı, psikolog vs. de olması   beklenmemektedir. Ama okuyan, farkında olduğu, hayatın tanıdığı yönlerinin arttığı insanların sayısının yükselmesi  istenmektedir ve bunun peyderpey yapılacak  uygulamalarla sağlanması hedeflenmektedir.

“Alışmak, alıştırmak! İşte bütün terbiyecilerin erişmek istedikleri gaye!” S.Sırrı TARCAN

“Alışkanlık bir halata benzer; her gün bir lifini örer  ve sonunda onu koparılmayacak bir hale getiririz.” Horace Mann

Yukarıdaki  örnek  sözlerde de  olay çok güzel ifade edilmektedir.

            2. OKUYAN SUSURLUK PROJESİ” KAPSAMINDA BUGÜNE KADAR YAPILANLAR

            1-) “Okuyan Sporcu Atatürk Salon Futbol Turnuvası

            Proje bugünkü ismiyle uygulanmaya başlanmadan önce İlçemizdeki Kapalı Spor Salonunda 11.12.2006 ve 27.12.2006 tarihleri arasında Atatürk’ün doğumunun 125. yıldönümü hatırasına  “Okuyan Sporcu Atatürk Salon Futbol Turnuvası” düzenlenmiştir. Turnuvaya  10’ar kişiden oluşan 8 takım katılmıştır. Takımlar aldıkları kitapları  evlerinde ve maç aralarında okumuşlar ve  turnuva sonunda en çok okuyan futbolcular ödüllendirilmiştir

            Maç aralarındaki ortak okuma programına başta İlçe Kaymakamı ve eşi olmak üzere hemen her gün bütün daire amirleri ve eşleri de  izleyicilerle birlikte  katılmışlardır. Turnuva ilçe halkı tarafından büyük ilgi görmüş , spor ve okuma etkinliğinin bir arada yapılmasını sağlayarak gençlerimizin sosyal yönden gelişimlerine büyük katkı sağlamıştır. Bu yıl (Şubat 2008’de) turnuvanın 2.si  düzenlenecektir.

            Turnuva boyunca muhtelif defalar  ilçe gençlerinin başarıları türlü vesilelerle Susurluk Halkına ve basına takdim edilerek ödüllendirilmiş, böylece gençliğin yanında olduğumuz, onları takdir ettiğimiz vurgulanarak , özgüven aşılanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede  Türkiye ve Avrupa Şampiyonalarında dereceye giren  karateci gençlerimiz, gitar enstrümanı kursunu sürdüren , genellikle 10-20 yaş kuşağı ödüllendirilenler arasında bulunmaktadır.

            2-) “Ortak Okuma Programı”

            07.12.2006 tarihinde İlçemizdeki ilk ve orta eğitim kurumlarında öğrenim gören, OKS ve ÖSS sınavlarına o yıl ve bir sonraki yıl girecek  öğrencilerimizin velilerine (2430 veliye) bir mektup yazılarak,  anket düzenlenmiştir.  Bu anket sonucuna göre 2130 veli çocuğunun ders çıkışından sonra okullarında düzenlenecek “ortak okuma programına” katılmasına müsaade etmiştir

            Yaklaşık 1500 veli de aynı saatlerde her nerede bulunursa bulunsun  kendisinin de okuyarak  çocuğuyla aynı saatlerde aynı duyguları hissetme adına bu programa (ve dolayısıyla çocuklarına)  destek vereceklerini beyan etmişlerdir. 

            a-) Velilerin bu yoğun ilgisi ile ilçemizdeki okullarımızda  ders çıkışından sonra 15’er dakikalık “ortak okuma programı”   2130 öğrenci ile   uygulanmaya başlanmıştır

            Bu program başladıktan bir süre sonra okullarımızdaki diğer sınıflardan da talep gelmiş, programa katılan öğrenci sayısı peyderpey artmış  olup, şu anda ilçemizdeki tüm okullarda bütün öğrencilerimiz (yaklaşık 7000 öğrenci) “Ortak Okuma Programına” katılmaktadırlar.

            Ortak okuma programına ilçemizdeki dershaneler de davet edilmiş, bu dershanelerde kendi imkanları çerçevesinde destek vereceklerini beyan etmişlerdir.

            Aynı zamanda yaz tatilinde öğrencilerin okul kütüphanelerinden kitap almaları yönünde çalışmalar yapılmış, okul idarecileri bu konuda özverili çalışmalarda bulunmuşlardır. Tatil boyunca okula kitap almaya gelen öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunulmuş  ve yaz tatilinde okudukları kitapların istatistiği tutulmuştur. Yeni eğitim ve öğretim yılının başlangıcında yapılan değerlendirmede her öğrencinin en az 3-4 kitap okuduğu görülmüş hatta aralarında  10-15 adet kitap okuyan öğrencilerinde bulunduğu  tespit edilmiştir.  

            b-) 2007-2008 eğitim öğretim yılı başlangıcında okullarımızdaki okuma programının  içeriği daha da geliştirilerek ; öğrencilerin okudukları kitapları çeşitli zamanlarda diğer arkadaşlarına anlatmalarını içeren  “Bir Kere de  Kitap Anlat!” uygulaması başlatılmış öğrencilerin boş zamanlarında futbol, dizi v.b sohbetlerinin yanında kitapları da konuşmaları şeklinde yeni bir sohbet tarzı , yeni bir kişilik lisanı  kendilerine aşılanmak hedeflenmiştir.

             “Bir kerede kitap anlat” uygulaması  ile öğrenciler , zaman zaman bayrak törenlerinde anlatmanın yanında, iki haftada bir rehberlik saatlerinde 4 lü gruplar halinde bölümlendirilerek birbirlerine 10 ar dakika anlatmaları  şeklinde uygulamaya gidilerek hem konuşma ve dinleme yetenekleri geliştirilmiş hem de birbirlerine kitap tavsiye edebilme yetisi kazandırılmış, bunun yanında çok sayıda kitabın da içeriğini anlama imkanına kavuşturulmuşlardır.

            Buna ilaveten 2007-2008 öğretim yılı ile birlikte  15 dakika olarak belirlenen süreyi 20-30 dakikaya çıkaran okullarımızın   olduğu da bilinmektedir.

            c-) Projenin başlangıcından itibaren; başta Mülki Amir olmak üzere ilçemizdeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri  belirli aralıklarla bu ortak okuma programına katılmakta  ve öğrencilerimizle aynı sıralarda okumaktadırlar. Buda öğrencilerimizin ve okul idarecilerinin projeye karşı olan moral ve motivasyonuna ayrı bir zenginlik katmaktadır.

            Biraz da şiirsel ifadelerle anlatmak gerekirse , tam anlamıyla ; “Nazım Hikmet’ten  ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek hür ve bir orman gibi kardeşçesine’ dizelerinden paylaşmayı öğreniyor çocuklar ve gençler, ‘bir insanı sevmekle  başlar her şey’ diyen Sait Faik’ten sevgiyi, ‘Gel ne olursan ol yine gel diyen Mevlana’dan hoşgörüyü, Doğan Cüceloğlu’ndan davranmayı, kendine güvenmeyi ve kendimizin aslında ne olduğunu,Namık Kemal’den Milli bilinç ve ruhu, İlber Ortaylı’dan Osmanlı’yı , ve, ve ve ATATÜRK’TEN, demokrasiyi, laikliği , sosyal hukuk devletini, cumhuriyeti, medeniyetin ne anlama geldiğini  ve daha nicelerini öğreniyorlar…

             Biz bu kadar ummuyorduk açıkçası. Okuyorlar ve ciddiye alıyorlar bu işi , konuştukları dinleniyor, kötü alışkanlıklardan uzak duruyorlar, daha bir toplumsal oluyorlar, sınavlarda başarıları yükseliyor.

            3-) “Köy ve beldelerimizde  “kitaplık ve okuma köşeleri oluşturulması”: 

                 İlçemizde 44 köy ve 2 belde bulunmaktadır. Yapılan gezi ve incelemelerde köy misafirhanelerinin hiçbirinde  kitaplık olmadığı görülmüştür.Bununla birlikte Susurluk köylerindeki beylerin günlük hayatının yaklaşık 16 saati de  kahvehanelerde geçiyordu.

              44 köyümüzde mevcut kahvehanelerde, masasıyla, kitap dolabıyla, duvar boyasıyla,masasının örtüsüyle nezih  kitap okuma köşeleri oluşturularak, -köyün ortasında, kahvehanenin ortasında- , yani adeta “Hayatın ortasında kitap” prensibi gerçekleştirilmiştir.         Artık köylerimizde kahvehanelere girince ilk önce bu köşeler  göze çarpmaktadır.  İşbu kütüphaneler   hemşehrimiz Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ve diğer iş adamlarımız tarafından hediye edilen, özellikle  100 Temel Eser arasından seçilen  kitaplarla doldurulmaya başlanmışlardır.  Bilahare Halkbankası Susurluk Şubesi tüm köylerimizdeki bu köşelere 11’er adet kitap bağışlayarak , İlçe Tarım Müdürlüğümüz ziraat ve hayvancılıkla ilgili 10ar 15er yayın  temin ederek bu köşelerin zenginleşmesine katkıda bulundular.

            İlçe Kaymakamı ve diğer daire amirleri uygulamanın kontrolünü ve etkinliğini sağlamak açısından köylere her gidişte öncelikle bu köşeleri ziyaret etmekte  ve okumayı , köşelere ilgi göstermeyi tekraren hatırlatmaktadırlar.

            Bu köşeler ilk başlarda büyük ilgi görmese de köylü vatandaşlarımız tarafından  en azından saygı gördü. Bu köşelerde kimseye sigara içirmediler, orada okuyan bir kişi bile olsa ona saygı adına gürültü yapmadılar, televizyonun sesini kıstılar.

            Projemizde tedricilik ve esneklik ön planda tutulduğundan her köylü vatandaşımızın kahvede elinde kitap , hep birlikte okumasını beklemiyoruz elbette. Ama okuyan sayısının her geçen gün arttığını bildiren köylerimiz de yok değil.

            4-) “Kamu Kurumlarında Ortak Okuma Saati”

            Mart 2007’den itibaren tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, vatandaş ve iş yoğunluğunun az olduğu saatlerde, verilen hizmetleri aksatmamak kaydıyla sabah ve öğleden  sonra olmak üzere  20 şer dakika kitap okumaları için “ortak okuma saati” konmuştur.

 Belirli bir süre sonra kamu kurum ve kuruluşlarında  yapılan incelemelerde tüm personelin konuya hassasiyet gösterdiği, elinden geldiğince programa destek verdiği görülmüştür.

            Kamu dairelerine iş ve işlemleri için gelen vatandaşlarımızda da  bu uygulamanın  olumu etki ve izlenimler oluşturduğu bizzat yapılan esnaf ziyaretleri sırasında tespit edilmiştir       

            5-). “Ortak Kitap Haftası”

            Programın bu şekliyle etkili olması sonucunda 4-10 Haziran 2007 tarihleri arası “Ortak Kitap  Haftası” ilan edilerek tüm personel bir hafta içerisinde aynı kitabı okumuşlardır.

            Bu hafta boyunca ilçede görev yapan tüm kamu personeline (yaklaşık 750 kişiye), Atatürk’ün 1930 yılında  öğretmenler için 12.000 adet bastırdığı ve öğretmenlere  dağıttırdığı, hatta bugünlerde basında görüldüğü üzere askeri okullarda da müfredata alınmasını emrettiği, çok satanlar arasında bulunan  , bir ülkenin nasıl kalkındığını , ilerleme yolunda hangi  çabaların  sarf edildiğini anlatan Finlandiya’lı yazar Grigory Petrov’a ait “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitap hediye edilerek tüm kamu personelinin (Kaymakamları ile aynı anda aynı kitabı okumaları suretiyle) aynı duyguları paylaşmaları sağlanmıştır.

             Yukarıda anlatılan “Ortak Kitap Haftası” na ilçemizdeki Adliye Teşkilatı Personeli, tüm banka şubelerindeki personel, Belediye Personeli, Ticaret Odası ve Ticaret Borsası da katılarak projeye destek vermişler, projenin geniş kitlelere ulaşması açısından yararlı olmuşlardır.

            Haftanın bitiminde  kamu personeli kitap hakkındaki görüş ve izlenimlerini resmi portalımız olan www.susurluk.gov.tr adresinde paylaşmışlardır

            Uygulamanın zaman zaman ve kaynak bulundukça devam ettirilmesi planlanmaktadır

            6-) “İnternet Siteleri”

            “Okuyan Susurluk Projesi” uygulanmaya başladığında www.okuyansusurluk.org adlı bir internet sitesi oluşturulmuş aynı zamanda mevcut www.susurluk.gov.tr resmi portalımızda proje hakkında ve yapılan faaliyetlerle ilgili güncel bilgiler yayınlanarak okuyan kişilerin okumaya meyilli ve/veya  meyilli olmayan kişilere   tesiri yayın yoluyla arttırılmaya çalışılmıştır ve ziyaretçi köşesi yoluyla çok olumlu geri bildirimler alınmıştır. Bu yayınlar kesintisiz bir şekilde devam etmektedir.

            7-) “Çay Ocağı-Okuma Evi”

            İlçe merkezinde , ilçenin en büyük camii olan Çarşı Camii altındaki  mevcut büyük bir çay ocağında İlçe Müftülüğü’ nün de katkılarıyla içerik açısından zengin bir kitaplık oluşturularak ;  işyeri sahibinin de rızası alınarak diğer adıyla “Çay Ocağı-OKUMA EVİ” ismi  verilerek, çevredeki esnafın ve  cami cemaatinin  burada kitap okumalarına imkan sağlanmıştır.  Uygulamanın başarıyla ve memnuniyet verici bir şekilde  devam ettiği görülmektedir.

            8-) “Kitap Desteği ve Bağışlar”

            İlçemizdeki ilköğretim okullarından kütüphanelerinde eksikleri olanlara Zeytinburnu Belediye Başkanlığının 800 adet (100 temel eserden seçilen) kitap desteğinde bulunması sağlanmıştır. Ayrıca bedeli iş adamlarımızca ve Şekerbank Şubesi Personelince ödenen,  Kaymakamlığımızca belirlenen Türk, Batı ve Dünya Klasiklerinden oluşan 2000 den fazla kitap da okul kütüphanelerine verilmiştir.

             Bahsi geçen kitaplar  14 Haziran 2007 tarihinde ilçemiz kapalı spor salonunda ,  ilköğretim öğrencilerinin  eğitim-öğretim yılı boyunca yapmış oldukları deney, tasarım v.b ürünleri tanıtmalarına ve kendilerini ifade etmelerine imkan  sağlanan Bilim Teknoloji ve Tasarım Şenliği” sonunda ilgili okullara dağıtılmışlardır.

             9-) “Okuyan Köy Anneleri Projesi

             Projemizin en büyük etkinliklerinden birisi, hatta başlı başına bir proje sayılabilecek bir faaliyet olan “Okuyan Köy Anneleri  Projesi”  çok büyük ilgi görmüştür.

            “Okuyan Köy Anneleri” projesinde  amaç, şehirli ve köylü anneleri bir araya getirmek, “köyde okuma”  ana vurgusuyla da birlikte okuma etkileşimi sağlamaktır. Şehirli anneler “şehirden köye, hitabı götürme”  fonksiyonunu üstleneceklerdir. Bu çerçevede  İlçe merkezindeki 6 İlköğretim okulunun okul aile birliği başkanlıkları  ile köylerimizdeki 6 İlköğretim okulunun okul aile birliği başkanlıkları eşleştirilmiştir.

            “Höşmerimli kitap geceleri – okuma şenliği” :

            İlk uygulaması 9 Kasım 2007 de başlayan kampanya ile ilçe merkezindeki anneler köylü anneleri 15 günlük aralarla gece 19.00 – 22.00 saatleri arasında ziyaret edecekler ve bu ziyaretlere Kaymakam eşi, ve diğer daire amirlerinin eşlerini de davet edeceklerdir. “Höşmerimli kitap geceleri – okuma şenliği” adını verdiğimiz bu etkinliğin ilk yarım saati tanışma, kaynaşma ikinci yarım saati 30 dakikalık ortak okuma programı, geriye kalan zaman ise serbest etkinlik şeklinde planlanmıştır. 6 köyde düzenlen etkinliğe aynı zamanda bu köylere komşu köylerdeki annelerde katılmaktadır.

         Projenin düşünce ve planlama aşamaları yaklaşık 6 ay  sürmüş olup; ilk etkinlikten itibaren  her defasında coşkulu ve ilgisi artan kalabalıklarla karşılaşılmıştır. Hatta projenin uygulandığı 6 köy ve belde merkezinin civarındaki köylerden projeden haberdar olanların kendi istek ve gayretleriyle okuma gecelerine katıldıkları görülmüştür. (Toplam 20 köy)

             İlçemizin 44 köyü olmasına rağmen proje sadece 6 köy ve belde de uygulanmaya konmuştu.Projeden haberdar olan diğer köyler de adeta projenin kendi köylerinde de uygulanması için sıraya girmişlerdir.

            “Esnafın Desteği:”   Projenin uygulanmasında şehirden köylere  Okul Aile Birliği Yöneticilerinin ve daire amiri eşlerinin gönderilmesi sırasında ilçemizdeki iki minibüs kooperatifi gönülden destek vermiş ve hanımların köylere gidiş-gelişlerini sağlamıştır. Aynı zamanda proje etkinlikleri esnasında köylü annelerin ikram açısından bir yüke girmemeleri istenmiş, Kaymakamlığımız hayırsever iş adamlarımızın desteğiyle höşmerim ve meyve ikramlarını sağlamıştır.

            Köylere giden şehir annelerinin ve birim amiri eşlerinin dönüşlerinde intibaları memnuniyet içermektedir ve  anlattıkları olaylar gerçekten çok ilginçtir:

            “Yaşlı teyzelerimizi ellerinde kitapla görünce  gözlerimiz doldu, hüznü ve tebessümü aynı anda hissettik yüzlerimizde.”

            80 yaşına yaklaşmış bir teyzemiz, kitap okumasının sadece bu etkinliklerle kısıtlı kalmadığını , ilköğretim çağındaki torunun kendisine getirdiği kitapları büyük bir istek ve arzuyla okuduğunu belirtiyordu.

            Yine elleri öpülesi bir köylü kadını köy kahvesinden eşinin kendisine getirdiği kitapları sürekli okuduğunu, kitaplıktaki bütün kitapları bitirdiğini, daha farklı eserlerin kendisine ulaştırılmasını istediğini duyduğumuz da adeta bir şok yaşıyorduk...

             Yine bir köyümüzde bir annemizin kızları şikayet ediyorlardı: “Hadi anne, bırak kitap okumayı, biraz da ev işlerine yardımcı ol, çok yoruluyoruz.” diye. Keşke bütün şikayetler böyle olsa dedirten anneler sayesinde Anadolu insanının temiz ve hesapsız, kokuşmamış yürek çağıltısını duyduk bu etkinliklerde .

            Tüm bu anlatılanlar, bizlerde ulaşamadığımız köylerde, bilemediğimiz, duyamadığımız çok daha hoş anektodlar olduğu duygusunu uyandırmaktadır.

            “Dünya Kadınlar Günü Etkinliği:”

Okuyan Köy Anneleri Projesinin devamında 8 Mart 2008 ‘de ilçe merkezinde büyük bir salonda “Dünya Kadınlar Günü” nde proje mensubu anneler ağırlanacaktır. Aynı okuma programının uygulanacağı etkinlikte ünlü bir konuşmacı annelere İnsan Yönüyle Atatürk” isimli bir konferans verecektir.

            Çanakkale Gezisi:Ayrıca projeye katılımı (gerek kitap okuma çokluğu, gerekse katılım sayısı) yüksek olan annelerin   Çanakkale gezisi ile ödüllendirilmesi planlanmaktadır. Annelere de bu hususta bilgi verilmiştir.Bu konuda Susurluk Belediye Başkanlığından da destek sözü alınmıştır.

            10-) Kitabını oku, sütünü iç, çikolatanı al” Kampanyası

24 Aralık 2007 tarihinde Hayırsever vatandaşlar ve Susurluk Belediyesinin katkılarıyla  ilçemizde modern bir kütüphane açılışı  gerçekleştirilmiştir.. Sayın  Valimiz ve Milletvekillerimizin katılımıyla gerçekleşen açılışta Ticaret Odası ve hayırsever işadamlarımızın desteğiyle Kaymakamlığımızca planlanan, kütüphanemizde sürdürülecek olan  “Kitabını oku, sütünü iç, çikolatanı al” isimli   bir kampanya başlatılmıştır Böylece hem çocuklarımızın beslenmeleri yönünde ve hem de kütüphaneye ilgilerini çekmek amacıyla, önemli bir adım atılmıştır.

Konunun  okul müdürlüklerine de duyurulması sonucunda uygulama başlayalı 1 ay dolmamış olmasına rağmen, kütüphaneye devam eden öğrenci sayında artışlar görülmeye başlanmıştır.

            11-) “41 Öğrenci Dershane İmkanına Kavuştu

Gerek Okuyan Köy Annelerinin eşlerimizle buluşmalarında, gerekse okullarımızda düzenlenen ortak okuma programlarına idareciler olarak katılımlarımız sırasında ; başarılı olup da ailelerinin maddi imkansızlıkları sebebiyle  dershaneye devam edemeyen 41 öğrenci tespit edilmiştir.;

 İlçemizdeki 3 dershane ile yapılan görüşmeler sonucunda büyük indirimler sağlanarak  bu  öğrenciler dershane imkanına kavuşturulmuştur. . 41 öğrenciden bir kısmına Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından, ailelerinin sosyal güvencesi olan diğer bir kısmına da hayırseverlerimiz kanalıyla dershane ücreti için maddi destek verilmiştir.

            Bu da “Okuyan Susurluk” projesinin eğitime yapmış olduğu etkilerden biri olmuştur.

            12-) Kütüphane – Halk Eğitim  Merkezi birlikteliği , Yetişkin-Kitap yakınlaşması

2007 yılı başlarında yapımı devam eden kütüphane binasının, 400 m2 lik kütüphane salonunun bir kısmına   Halk Eğitimin konuşlanması üzere ayrılması binayı yaptıran belediye başkanı  ve hayırseverden   istirham edilmiş, sonuçta ;

a- Kütüphane  işletimiyle ve öğrencilerle   Halk Eğitim Merkezi Müdür  ve Müdür  Yardımcılarını yakınen ilgilenmeleri hedeflenmiş ve bugün itibari ile bunun etkin yararları görülmüştür

b- Daha da önemlisi Halk Eğitim Merkezine  giden gelen ve yararlanan vatandaşlar yönüyle  yetişkinlerle- kitabın  bir araya gelmesi, kütüphane- yetişkin yakınlaşması  hedeflenmiş ve yine bugün itibari ile bunun da hedeflenen etkinlikte gerçekleştiği görülmüştür.

            Yukarıda arz edilen faaliyetlerin dışında da projenin aşağıda belirtildiği şekillerde yaygınlaştırılması ve paylaşımın arttırılmasına çalışılmıştır.

            - Okullarımızda başlayan ortak okuma programı sonrası İlçe Kaymakamı tarafından toplanan (Şubat2007 tarihinde) Okul Aile  Birlikleri Yönetimlerinin şemsiyesi altında,  bir iç teşvikle  oto kontrol mekanizması oluşturan öğrenci velilerimiz  hafta sonları yada belirledikleri bir günde farklı mekanlarda ortak okuma günleri gerçekleştirmişlerdir. Böylece  adaptasyon, sahiplenme kendiliklerinden harekete geçme unsuru elde edilmiştir.

- Okuyan Susurluk Projesi ile birbirini anlayan, dinleyen, “ortak fayda” için bir araya gelmiş insanlar, projeyi ileri götürebilmek için ellerinden geleni yapmışlardır. Kaymakamı, daire amiri , memuru, sivil halkı projenin sonuçlarının ortaya çıkmaya başladığını görünce daha bir memnun olmuşlar işlerine dört elle sarılmışlardır.

- 2007 yılı 24 Kasım Öğretmenler Günü Töreninde , İlköğretim Haftası açılışında, Kaymakamlığımızca  düzenlenen Şiir Gecelerinde, İlçemizdeki okulların yıl sonu etkinliklerinde , kısacası tüm platformlarda proje sürekli ön plana çıkarılmış, üzerinde durulmuştur. Kitap okuyan insan profili sürekli  işlenmiştir.

- İlçemizde  6 il ve 4 ilçeden, yaklaşık 250 genç sporcunun  katıldığı bölgesel bir karate turnuvası düzenlenmiş ve bu turnuva esnasında da proje diğer illerden gelen öğrencilere anlatılmıştır. Ödül töreni esnasında öğrencilerle ilginç diyaloglar yaşanmıştır. Ödül alan öğrencinin biri son 5-6 ayda 30’dan fazla kitap okuduğunu söylemiştir. Çevre illerden katılan sporcular, teknik direktörler ve izleyiciler arasında projenin heyecan uyandırdığı gözlemlenmiştir.

- İlçedeki lokali olan derneklerle görüşmeler yapılmış ve bu lokallerde de okuma köşeleri oluşturulması yönünde telkinlerde bulunulmuş, ilk başlangıç olarak Kaymakamlığımızca hayırseverlere temin ettirilen kitaplardan bir kısmı bu  lokallere verilmiştir.

            Belirli bir süre sonra mevcut 7 dernek lokalinin de bu köşeleri oluşturduğu ve azımsanmayacak miktarda kitapla donattığı görülmüştür. Bununla da yetinilmeyip kamu personelinden gönüllü olanların mesai saatleri dışında buralarda düzenlenecek ortak okuma saatlerine katılmaları  teşvik edilmiştir.

            - İlçemizdeki sivil toplum örgütleri İlçe Kaymakamınca ve proje yürütme heyetince ziyaret edilmiş bu ziyaretler sonucunda  “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği” ve “Atatürkçü Düşünce Derneği” projeye desteklerini akabinde göstermiş ve üyeleri ile yapmış oldukları tüm toplantılarda ve bunun haricinde de muhtelif zamanlarda  “ortak okuma programları” düzenleyeceklerini beyan etmişlerdir.

            - Kaymakamlığımızca düzenlenen  Bilim Teknoloji ve Tasarım Şenliği sonunda öğrencilerimizin birisinin Kaymakamımız tarafından başının okşanması ve kendisine hediye edilen 2 kitabı okumasının  öğütlenmesi üzerine bu öğrencimiz konuyu kendine bir görev olarak belirlemiş ve ailesini de harekete geçirerek evlerinin bahçesindeki bir bölümü (kendi verdiği isimle) “yeni nesil okuma evi” haline getirmiştir. Her gün arkadaşlarını davet ederek , düzenli şekilde okuma etkinliği düzenlemişlerdir.

            Yaşının üzerinde bir olgunluk gösteren bu çocuklara okuma evinin eksiklikleri giderilerek  ve her gün birer dondurma almak üzere “ dondurmacı amcalar” tahsis edilerek katkıda bulunulmuştur.

            - Okullarımızda OKS ve ÖSS ye yönelik  rehberlik toplantıları bizzat Kaymakamlık Makamınca organize edilerek ve katılınarak “kitap okumanın OKS’ye veya ÖSS’ye  yönelik başlı başına bir çalışma  olduğu” vurgusunda bulunulmuştur.

- Proje süreci boyunca uygulanabilirlilik konusunda, halkı  işin içine  katabilme yönünde çalışmalar yapılmış, projeyi onların sahiplenmesi yönünde adımlar atılmıştır.

            3. PROJENİN SAĞLADIĞI DOLAYLI ETKİLERLE İLGİLİ İZLENİMLER VE PROJENİN NETİCELERİ

Yukarıda arzedilen gerçekleştirilen  faaliyetler dışında, vatandaşlarımız nezdinde  projenin değişik ve memnuniyet verici yansımaları  gözlemlenmiştir:

Bu yansımalar aşağıda arz edilecektir.:

            - Bir mahalle kahvesinde 80 yaşındaki Ali Amca isimli bir vatandaşımız elinde kitap ve gazetelerle mahalle kahvesine geliyor her gün ve  tüm gününü bunları okuyarak geçiriyor. Çevredekiler soruyor kendisine : “Hayırdır Ali Amca, bu ne böyle ?” diye. Cevap gerçekten düşündürücü; “Kaymakam bir kampanya başlatmış, “Okuyan Susurluk” mu ne? Ona destek oluyorum, bilgilerimi geliştiriyorum.”

            - Bazı ailelerimizin  her gece belirli bir saati kendilerine ortak okuma saati ilan ettikleri,  bu saatte televizyonların  kapandığı , tüm işlerin  bir kenara bırakılıp anne, baba ve çocukların  ellerinde kitap ve de  misafirlerleriyle de  birlikte hiç şaşmaksızın okuma saatini gerçekleştirdikleri   resmi portalımıza gelen mesajlarımızdan öğrenilmiştir.  

            -Okullarımızda uygulanan “ortak okuma programları” kapsamında Ömerköy İlköğretim Okulunda Kader isimli  öğrenciyle yaşanan  diyalog gerçekten hayranlık uyandırıcı nitelikteydi. İlçe Kaymakamı tarafından  okumanın neticeleri, okuma ihtiyacı, okumanın yararları, vs. nin uzun uzun anlatıldığı  öğrenci  sohbeti programı  biraz uzayıp, öğrencilerin  yemek saatine sarkma yaşanması sebebiyle sohbet bitirilmek istendiğinde;  Kader’in verdiği tepki ve cevap çok düşündürücüydü. “Efendim, siz buralara kadar gelip bize bunları anlatıyorsunuz ya. İşte bu bilgiler için biz bir ömür boyu aç kalmaya razıyız!!!” Bu ses bize sanki yetişen Türk gençliğinin sesi gibi gelmişti…

            - Yerel basınımız da projeye gerçekten gereken önemi fazlasıyla vererek , yapmış oldukları haberler ve köşe yazılarıyla halkımızın projeye karşı ilgisinin artmasında önemli bir

rol oynamışlardır. İş bu yazılar yazımız ekinde sunulmuştur.

-  “Okuyan Köy Anneleri Projesin” nde  köylü annelerimiz hepimizi hayretler içerisinde bırakacak güzel sözler sarf etmişlerdir:

“Bu kitap çok ince, ben bunu 1 saatte bitirim”

“Geçen sefer , Çocuk Gelişimi ve Aile Eğitimi konusunda bir kitap okudum.Çocuklarıma karşı davranışlarım değişti. Bize bu tür kitaplardan daha fazla getiremez misiniz?”

“Halit Ziya Uşaklıgil’in tüm kitaplarını okudum, şimdi Peyami Safa’ya başladım.”  gibi..

            - Berberlerde, çay ocaklarında, artık birer birer kitaplıklar görülmeye başlanmıştır.. Sarrafta, manavda, zücaciyeci de , kasapta, tüpçüde, bakkalda, markette kısacası bütün esnaflarımızın tezgahlarının , masalarının üzerinde okudukları bir kitap görmeye alışır olunmuştur Muhasebe bürolarında çalışanların,  öğle aralarında yemek sonrasında arta kalan boş zamanlarında kitap okudukları,  şehrimizden Balıkesir’e ve Bandırma’ya giden minibüslerin  her seferlerinde en az 1-2 yolcunun elinde kitap görüldüğü (İtalya veya  İngiltere gibi ülkelerde metrolardaki manzaraların gözlerde canlanmaya başladığı), ilçemizdeki tüm kitap-kırtasiyelerde aranan  güncel kitapların artık bulunabiliyor olduğu hususları;  yolun daha çok başında olmamıza rağmen projenin sevindirici  etkileri olarak ortaya çıkmaktadır.  

            Tüm bu hususlar projenin başlangıcında insanımızın ana eksikliği olarak gördüğümüz ve bizi projeye yönlendiren temel unsur olan ve tüm yaptıklarımızın asıl gerekçesini teşkil eden “kitaplarla insanımız arasındaki küskünlüğün” sona ermeye başladığını göstermektedir.

           Aslında projede nihai  amacımız tüm insanların top yekün birden okumasını sağlamak olmakla birlikte  birden bire hepsinin ya da hatta çoğunun okumaya başlamasını sağlamanın mümkün olmayacağının bilinci ve bu düsturla hareket etmenin bize verdiği güç yani sabır- sabır , ilmek -ilmek dokuyarak o büyük halata ulaşma fikri bize, projenin devamı ve başarısı yönünde en büyük motivasyonu sağlamaktadır..

Proje kapsamında yaptığımız bütün etkinliklerde temel prensibimiz,  toplumun tüm kesimlerine “okuyan insan profilini, fotoğrafını” sunmaktır. Ne yazık ki bu görüntüye ülkemizde çok rastlanmamaktadır. Proje kapsamında yapılan etkinliklerle; her geçen gün çevremizde bu fotoğraftan  görülmeye başlanmıştır.. İnsanların  bu fotoğrafı her mekanda görmeye başladıkça kendilerine  “Ben neden okumuyorum?” sorusunu sormaları umulan hedeftir.

“Toplumsal projeler birden bire , kısa sürede sonuç vermezler. Sabır isterler, uzun solukludurlar. Sonuçlarını da vermeye başladılar mı , artık geri döndüremezsiniz. Siz okuma

deseniz de insanlar okur artık..” kanaati projenin bize kazandırdığı ortak inançtır.

4.“OKUYAN SUSURLUK PROJESİ” KAPSAMINDA BUNDAN SONRA YAPILMASI PLANLANLANANLAR

1-) “Okuyan Köy Anneleri” olurda “Okuyan Şehir Babaları” neden olmasın? Bu nedenle önümüzdeki aylardan itibaren ilçe merkezinde “Avcılık ve Atıcılık Kulübü”, “Şehir Kulübü” , “Güvercin Sevenler Derneği Lokali”, “Memurlar Lokali”, “Öğretmenevi Lokali” “Ticaret Odası Lokali” v.b. mekanlarda içeriğinde 30 dakikalık “ortak okuma programı” nın olduğu , çeşitli sosyal ve kültürel etkinlikleri kapsayan (Satranç Turnuvası, Briç Turnuvası, Folklor Kursu) faaliyetler düzenlenmesi düşünülmektedir.

Bu faaliyetlerde ilçemizdeki tüm Sivil Toplum Örgütlerinin de projede aktif rol almaları konusunda çalışmalar yürütülmektedir.

2-) İlçemiz İzmir-İstanbul karayolu üzerinde bir mola noktasıdır ve ülke çapında ün yapmış dinlenme tesisleri mevcuttur. Bu tesislerde konaklayan misafirlerin ilgisini çekecek projeyle ilgili afiş, pano vb.  reklam unsurlarının asılması ve konuyla ilgili broşürlerin dağıtılması planlanmaktadır.

3-) İlçemizden Balıkesir’e Bandırma’ya, köylere, servis yapan minibüslerde, okumayı özendirici afişler asılacak, kitaplar bulundurulacak, yolculuk yapanların seyahat esnasında okumasını  teşvik edici çalışmalar yapılacaktır.

4-) Hastane, banka, P.T.T vb. vatandaş yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde insanların sıra beklemeleri esnasında kitap okuyabilmeleri yönünde çeşitli faaliyetler planlanmaktadır.

5-) ilçemizde yeni faaliyete giren modern kütüphane binasının yakınında Kamu internet erişimi (KİEM)  merkezi en kısa sürede faaliyete geçirilecek ve buradan maksimum verim ve kütüphane-internet  (bilişim okuryazarlığı) paralelliğinin  sağlanması   yönünde çalışmalar devam edecektir.  

6-) İlçemizde faaliyet gösteren özel sektöre ait fabrikalarda, atölyelerde, işletmelerde, yemek ve dinlenme molalarında, işe gidiş-geliş servislerinde  sembolik de  olsa  ortak okuma programı düzenlenmesine dair görüşmeler yapılmaktadır. (Ahi Güven Gıda A.Ş. bu konuda  ilk mutabakat sağlanan firma olmuştur).

5. PROJEDEN ELDE EDİLEN TECRÜBELER

-Tecrübelerimiz şunu gösterdi ki zamanı gelmiş bir fikrin önünde hiçbir kuvvet duramaz. Ancak zamanı gelmeden açıklanan  bir fikrin uygulanmasına da hiçbir güç yetmez ve o tür fikirler hükümsüz kalmaya mahkumdurlar. İşte tedricilik ilkesinden (yöntem) bizim anladığımızda tam anlamıyla budur.

-Projelerimizden biri olan “Okuyan Köy Anneleri Projesi” aşağı yukarı 6 ay boyunca düşünülmüş hesap edilmiş planlanmış ve bunun alt yapısını oluşturan ön çalışmalar ilgililere maksadın bu olmadığı söylenmeden gerçekleştirilmiştir. Örneğin okul aile birliklerini yönetim

kurulları  ile yaptığımız toplantı ve kendi iç teşvik ve oto kontrolleri ile  bir araya gelmelerinin

salık verilmesi ve bunun sağlanması “Okuyan Köy Anneleri Projesinin” başlangıcı ve temelidir.

-Bunun yanında projelerde kitap kelimesinin geçtiği her isimde, müteakiben hoş bir kelime kullanılmasının insanımız ile kitap arasındaki var olan zımni küskünlüğün çözülmesinde büyük etken olacağı düşünülmüş ve görülmüştür. Bu anlamda “kitabını oku, sütünü iç, çikolatanı al” ve “Okuyan Köy Anneleri Projesinde” kullanılan “höşmerimli kitap geceleri” isimleri uygulamalarımızdan hoş örneklerdir.

-Yine öğrencilerle yakın temas , zaman zaman dokunuşların büyük etkilere yol açabileceği; annelere, personele bu konudaki müşfik bakışların umulmadık etkiler doğurabileceği gerek yukarıda arz edilen “yeni nesil okuma evi”  örneğinde gerek “okuyan köy annelerinde” gerekse personelimizin içten katılımında ve bunlardan alınan geri bildirimlerde açıkça görülmüştür.

-Hepsinden önemlisi gözlemlerimiz bize  bu tür bir toplumsal sosyal projede,  elde edilen sonuçların projenin yaptığı etkinin  uncountable (sayılamaz, hesap edilemez) olduğunu öğretmiştir. Dükkanında “Okuyan Susurluk” isminden , gördüğü okuyan öğrenciden , okuyan arkadaşından , okuyan memurundan etkilenerek tezgahı üzerinde artık kitap bulunduran esnafın, kaç kitap okuduğunun, ne kadar okuduğunun hepsinden önemlisi oradan gelip geçen insanlarda yaptığı etkinin ve onları hayatın hangi dönemecinde hangi saatinde, hangi anında  kitap okuru yapabileceğinin hesabı yoktur.  Yeni Mahalle  kahvesindeki Ali Amca, Çarşı Camii altındaki çay - okuma evine gelip gidenlerin sayısı , Beşeylül İ.Ö.O. örneğinde olduğu gibi her gün 5’er -10’ar  kişiyle okuma saatine katılan velilerin hesabı  gibi örnekler açısından bakıldığında tüm bunların, projenin sağladığı etkinin genişliğinin  hesap edilebilirliği yoktur. Dolayısıyla projenin etkileri rakamla sayılmaya çalışılmamalıdır.

-Her vesile ile kitabı vurgulamanın; örneğin Bilim Teknoloji Şenliği yaparsınız da ödülün içinde kitabın olması, gitarda başarılı olan 10’larca çocuğa kitaplar dağıtmanın, sporcu çocuğa da hediye olarak kitap vermenin, Kaymakamlık  Makamına ziyarete  gelen her öğrenciye         (Ata’nın İzinde  ve Nutuk’ dan oluşan) 2 şer kitap hediye etmenin , personele her vesile ile kitap hediye etmenin ; insanlarda “gına“ getirmek gibi bir hususa yol açmayacağı gözlemlenmiştir.

- Okuma projelerinde çalışmaların hedefinde büyükler mutlaka olmalıdır. Yılmaz Ulusoy’unda belirttiği gibi ; “Kitap okumayı hep tavsiye ediyoruz. Neden etkili olamıyoruz? Çünkü tavsiye edenler okumuyor ki. Çocuklar daha küçük  yaştan okumanın çarpıcı bir değişime yol açtığını anlayacak gözlemlere sahip olamıyor. Dolayısıyla özenemiyor. Buradan da anlaşılıyor ki  okuma projelerinin etkinliği öğrenci ve gençler kadar onların büyüklerin de üzerinde durulmasına bağlıdır.

Tüm bu anlatılanlarla birlikte;  proje mutlaka esnek olmalı, uygulamanın gidişatı , şekli, zamanı, yerleri konularında sınırlamaya gidilmeden, nerede-ne zaman-hangi zeminde -kimlerle okuma fırsatları , fırsat grupları yakalanırsa OKUMANIN REKLAMI YAPILA YAPILA sürdürülmeye  namzet bir proje olmalıdır.

6. PROJENİN DİĞER SEKTÖRLERE KATKILARI

İlçemizde 15 aydır uygulamakta olduğumuz “Okuyan Susurluk Projesi” ndeki arzetmiş olduğumuz  4 temel prensibin (Farkındalık yaratma, etkileşim, sinerji oluşturma, örnekseme) etkili olması, beraberinde ekonomik değeri olan, toplum kalkınması yönünde projelerinde ortaya çıkmasına neden olmuştur. Toplumsal hayata canlılık katmak adına bunlardan en önemlisi,  Şubat 2007’de uygulamaya koyduğumuz “Hedef 555 Meyvecilik Projesi”dir.

- Hedef 555 projesinde  amaç 5 yıl içerisinde ilçemizde mevcut 55 “bodur meyvecilik” mensubunu 555 ‘e çıkarmaktır. Ülkemizde yaşanan en büyük sıkıntılardan birisi, ülke çapında yeterli sinerji üretecek süreçlerin başlatılamamış olmasıdır.

Bu cümleden olarak , yürüttüğümüz Hedef 555 projesinde başarının örnekseme yoluyla yayılmasını sağlamak maksadıyla  ,“başarmak isteyen  insanı  başarmış olanla bir araya  getirerek  benimsetme ve harekete geçirme”  projenin özüdür.

Hedef 555 Projesi çerçevesinde bu işi başarıyla gerçekleştiren çiftçilerimizle  başarmak isteyenleri bir araya getiren programlar düzenlenmekte, bu arada çiftçilerimizin  soruları tecrübeli bahçe sahibince ve ihtiyaç kalırsa Tarım İlçe Müdürlüğü mühendislerince cevaplandırılmakta , böylece tam bir tecrübe ve eğitim sağlanmış olmaktadır.

- İlçede geçim kaynaklarının başında hayvancılık gelmektedir. Fakat  modern ve bilimsel anlamda hayvancılık yapan işletme, vatandaş sayısı yetersizdir. İlçenin gerek coğrafi yapısı gerekse altyapı imkanları  hayvancılığın geliştirilmesine oldukça müsaittir. İlkel tekniklerle hayvancılık yapan vatandaşları bilinçlendirmek, onları bir araya getirerek atılım yapmalarını sağlama yönünde “Haydi Birleş” isimli projenin de çalışmaları halen devam etmektedir.

Burada da yine başarılı ve ekonomik yapıda hayvancılık çiftliklerine öncelikle bu işi yapmaya yatkın hayvancıların götürülmesi, bir araya gelmelerinin sağlanması  etkileşim ve örnekseme yoluyla yayma hedeflenmektedir.

Yukarıda bahsettiğimiz , ilçenin ekonomik altyapısını güçlendirmek, toplum kalkınmasına yönelik projelerde;  kullandığımız uygulama yöntemi hep insana yönelmek, başarılı örnekleri kamuoyu ile anında paylaşmak olmuştur. Şeffaflığın esas olduğu proje süreçlerinde  toplumun her katmanından gelen öneriler dikkate alınmıştır.

7. OKUYAN SUSURLUK  NASIL BİR İLÇE OLACAK?

Okuyan Susurluk; sadece eğitim ve refah düzeyi yüksek kesimlerin değil, köylerinden kentline, işçisinden öğretmenine, yaşlısından gencine,işçisinden esnafına, işadamından idarecisine, çocuğundan, velisine; toplumun tüm katmanlarının okuduğu “ortak çıkar” uğrunda ortak projeler üreten , ortak projelerde yer alan , ortak çıkar uğruna kendinden fedakarlık yapan ve bunu gözünü kırpmadan yapan insanların oluşturduğu Susurluk’tur. Okuyan Susurluk; kitabın ve okumanın boş zaman faaliyeti olmaktan çıkıp,vazgeçilmez bir ihtiyaç, kendini gerçekleştirmenin temel aracı olduğu Susurluk’tur.  İlçede yaşayan  tüm bireyleri  şuna ikna etmeliyiz:

Sen okursan Türkiye değişir!

Çünkü okursan, kendini gerçekleştirirsin. 

Kendini gerçekleştirirsen, hayalini kurduğun Türkiye gerçek olur!  

 

 

 

Haberler                 Ana Sayfa